İnsan Kendi Sonunda Boğuldu...

İnsan Kendi Sonunda Boğuldu...


Hep Böyle Değilmidir...
Zaman Aşımına uğramış bir site,Bir insan gibi,
Gidecekken tükenmiş miş bir yürek gibi,
Zehirlenmiş,yıpranmış bir yüzle
Hala Çekilmeyen bu pislikle
Nereye?
ÇevreİMKB

Yorum (0) Yorum yaz!

İklim değişikliği her yıl 315 bin kişi ÖLDÜRÜYOR

İklim değişikliği 315 bin ölümüne neden oluyor

İklim değişikliğinin, yılda 315 bin kişinin, açlık, hastalık ya da doğal afetler yüzünden ölümüne yol açtığı bildirildi.

LONDRA  - Merkezi Cenevre'de bulunan Global Humanitarian Forum'un hazırlattığı rapor, iklim değişikliğinin her yıl 325 milyon kişiyi ciddi biçimde etkilediğini ve bu sayının gelecek 20 yılda ikiye katlanarak, şu anda 6 milyar 700 milyon olan dünya nüfusunun yüzde 10'una tekabül edeceğini gösterdi.

İklim değişikliği yüzünden ölenlerin sayısının 2030 yılına kadar yılda 500 bine çıkmasının beklendiği belirtilen raporda, küresel ısınmadan kaynaklanan ekonomik kayıpların yılda 125 milyar doların üzerinde olduğu, bu miktarın, zenginlerin yoksul ülkelere yaptığı yardımı aştığı ve 2030 yılına kadar yılda 340 milyar dolara çıkmasının öngörüldüğü kaydedildi.

Global Humanitarian Forum'un başkanı ve eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan, yaptığı açıklamada, "İklim değişikliği, dünyada milyonlarca insanın acı çekmesine neden olan, günümüzün en yükselen insani mücadelesi. İlk ve en kötü etkilenenler, soruna en az katkıda bulunmalarına rağmen dünyanın yoksul grupları" dedi.

Raporda, kuraklık, sel, kasırga ve yükselen deniz suyu seviyelerine en meyilli yoksul ülkelerde yaşadıklarından aşırı derecede zayıf diye tanımlanan 500 milyon kişiye odaklanılması çağrısı yapıldı.

İklim değişikliği nedeniyle en fazla risk altındaki bölge olan Afrika'nın en zayıf 20 ülkeden 15'ine ev sahipliği yaptığı, en yüksek seviyede tehdit altındaki diğer bölgelere Güney Asya ve gelişmekte olan küçük ada ülkelerinin dahil olduğu kaydedilen raporda, en kötü sonuçlardan kaçınmak için, iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlama yönündeki çabaların gelişmekte olan
ülkelerde 100 katına çıkarılması gerektiği belirtildi.

Raporda ayrıca, gelişmekte olan ülkelerin, iklim değişikliğinin ekonomik ve insani yükünün 10'da 9'undan fazlasını taşıdığı, öte yandan dünyadaki en yoksul 50 ülkenin, yeryüzünü ısıtan karbon emisyonlarına yüzde 1'den daha az katkıda bulunduğu ifade edildi.

Kofi Annan, aralık ayında Kopenhag'da yapılacak BM görüşmelerinde bir araya gelecek hükümetlere, Kyoto Protokolünü başarılı kılacak geçerli, adil ve bağlayıcı bir küresel anlaşma üzerinde karara varmaları çağrısında bulundu ve aksi takdirde "kitlesel açlık, göç ve hastalıkla" karşı karşıya kalınacağını söyledi.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Van Gölündeki Tehlike Bize Sesleniyor ; Zehirlemeyin beni...

Van Gölü zehir dolacak

''Böyle devam ederse belki de Van Gölü, 10 yılda içine girilemeyecek derecede zehirli bir su haline gelecektir''
VAN – Van Vali Yardımcısı Halil Berk, Van Gölü'nün kirletilmeye devam edilmesi durumunda olumsuz sonuçların ortaya çıkacağını belirterek, ''Böyle devam ederse belki de Van Gölü, 10 yılda içine girilemeyecek derecede zehirli bir su haline gelecektir'' dedi.

Van Gölü çevresinde bulunan il ve bağlı ilçelerin katılımıyla Van Valiliği salonunda yapılan, Van Gölü Kirliliği Eylem Planı toplantısında konuşan Halil Berk, gölün turizm, ekonomi, ticaret, ulaşım ve doğal güzellik açısından büyük önem taşıdığını bildirdi.

Van Gölü'nün korunması amacıyla toplandıklarını belirten Berk, şunları kaydetti:  ''Çevre Bakanımız, Van'ı ziyaret ettiğinde, Van Gölü'nün ve havzasının, ileriye yönelik eylem planı şeklinde korunmasını sağlamak amacıyla Çevre Bakanılığı bürokratlarını seferber etmişti. 2008 yılında Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü bürokratlarımız buraya gelerek, Van Gölü Havzası'nı Koruma Eylem Planı hazırladı. Belki de atılacak onlarca ve yüzlerce adımdan sadece ilki idi. Asıl bundan sonra iş bizlere düşüyor. Mülki idare amiri, Valilik ve il müdürlükleri olarak, bundan sonra adımlarımızı bu eylem planı doğrultusunda atmak zorundayız.''

Gölün bu hızda kirletilmeye devam edilmesi durumunda olumsuz sonuçların ortaya çıkacağını vurgulayan Berk, ''Böyle devam ederse belki de Van Gölü, 10 yılda içine girilemeyecek derecede zehirli bir su haline gelecektir. Tek tür olan inci kefalı da artık yaşam ortamı bulamayacaktır. Bu doğrultuda atılacak adımların önemi büyüktür'' dedi.

Konuşmanın ardından İl Çevre ve Orman Müdürlüğü görevlileri tarafından katılımcılara Vangölü Havzası Koruma Eylem Planı ile ilgili bir sunum yapıldı. Toplantı basına kapalı olarak devam etti.

Yorum (0) Yorum yaz!

Çöpler:Düşen Uçağın Bulanmasına Engel Oldu...!

Uçağın bulunmasını çöpler zorlaştırdı
Uzmanlar düşen Air France uçağının enkazına okyanustaki çöpler nedeniyle ulaşmakta zorluk çektiklerini söylüyorlar...
Enkazı arayan uzmanlar okyanustaki çöplerin uçağın yerini bulmalarında güçlük çıkardığını söylüyor.

Uçağın okyanuslardaki çöpün arasından bulabilmek için bölgeye bir denizaltı gönderilmesi planlanıyor.

Okyanuslarda çöpün biriktiği bu geniş alanlara "çöp adaları" deniyor. Çöp adaları tüm dünyayı tehdit ediyor. Dünya üzerinde bilinen beş "çöp adası" var. Uzmanlar bu çöp adalarının girdaplar oluşturduğunu da söylüyor.

Okyanuslardaki çöpün % 90'ını ise plastik atıklar oluşturuyor. Bu plastik çöpleri deniz canlıları yiyecek sanıp yiyor ve boğularak ölüyor. Deniz kuşları da bu üzücü sondan nasibini alıyor.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Bodrum Kuruyacak!

Bodrum'un mavisini 'Venüs' koruyacak..!

Bodrum'da, denizlerin temizlenmesi amacıyla başlatılan 'Denizler Mavi Yaşar Kampanyası' kapsamında, 'Venüs' adlı katı atık alım teknesi faaliyete geçti.

BODRUM - Bodrum Belediyesi, Bodrum Ticaret Odası (BODTO), Deniz Ticaret Odası (DTO) Bodrum Şubesi ve Bodrum Denizciler Derneği'nin başlattığı kampanya kapsamında alınan 'Venüs' adlı tekne, Bodrum Limanı'na demirledi.

Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, tekneyi ziyaret ederek basın mensuplarına bilgi verdi.

Teknenin Bodrum Yarımadası'ndaki koylarda temizlik yapacağına işaret eden Kocadon, ''Biliyorsunuz bu teknenin amacı koyları temiz tutmak. Tekne, ağırlıklı olarak Gökova üzerinde faaliyet gösterecek''' dedi.

Kocadon, mavi yolculuğun Bodrum için çok önemli olduğunu belirterek, ''Mavi yolculukta milyon dolarlar konuşuluyor. Bizim ahşap teknelerimiz mavi yolculukta turistleri gezdiriyor. Bizim amacımız bu koylarda doğanın eritemediği, yok edemediği ürünleri toplamak'' diye konuştu.

Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Mustafa Erdoğan ise katı atık alım teknesini 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde faaliyete geçirmekten dolayı mutlu olduklarını söyledi.

Bodrum Denizciler Derneği'nden alınan bilgiye göre yaklaşık 26 bin liraya mal olan 11 metre uzunluğundaki tekne, Bitez, Adaboğazı, Karaada, Tavşan Burnu, Kızılburun, Orak Adası, Kissebükü, Mazı, Çökertme, Akbük, Sedir Adası, İngiliz Limanı, Karacasöğüt, Löngöz, Tuzla ve Yedi Adalar bölgelerinde dolaşarak kıyı ve deniz temizliği yapacak.

Tekne ayrıca, bu hatlar üzerindeki koylarda demir atmış teknelerde bulunan çöpleri de alacak.

Yorum (0) Yorum yaz!

Çöpler biyogaza dönüştürülecek biliyormuydunuz?

Çöpler biyogaza dönüştürülecek

Isparta’da her türlü atığı termal filtre şartlarında biyogaza çeviren reaktör geliştirildi.

ISPARTA - Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Yenilenebilir Enerji Kaynakları Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. İbrahim Üçgül, İbrahim Üçgül, farklı merkezlerde atıkların biyogaza çevrilmesi yönünde çalışmalar yapıldığını, SDÜ'de ise bu sistemi yapan reaktörü geliştirdiklerini belirterek, sistemi deneme aşamasını başarıyla sonuçlandırdıklarını kaydetti.

Her türlü atık maddeyi kullandıklarını ve hepsinde başarılı sonuç elde ettiklerini belirten Yrd. Doç. Dr. Üçgül, şöyle konuştu:

''Organik, tarımsal, hayvansal, yemekhane atığı gibi her türlü atığı termal filtre şartlarında biyogaza çeviren reaktör geliştirdik. Bununla ilgili sistemi yaptık ve her türlü atığı denedik. Hayvan gübresini, yemek artığını bile denedik. Başarılı sonuç aldık. Bu sistem Türkiye açısından büyük önem taşıyor. Her alanda atıklardan biyogaz üretimi yapılıyor ama reaktör olarak hazır bir çalışma kullanıyor. Biz ise reaktörü geliştirdik.''

Geliştirdikleri sistemle ilgili bilgi veren Üçgül, atıkların önce parçalandığını, sonra suyla karıştırıldığını bildirdi.

Karışımın biyogaz reaktörü içinde 37-55 derece sıcaklığa getirildiğini belirten Üçgül, malzeme işlenerek metan gazı üretildiğini ifade etti.

Biyogazın metandan oluşan bir gaz olduğunu söyleyen Üçgül, doğal gazla aynı içeriğe sahip olduğunu kaydetti.

Büyük tesisler kurularak tamamen yerli enerji üretiminin sağlanabileceğini iddia eden Yrd. Doç. Dr. Üçgül, ''Büyük oteller yemek artıklarını çöpe atıyor. Bu artıklardan kendilerine yetecek enerji üretimini sağlayabilirler. Tek yapacakları iş sistemi kurmaları. Yemek artıklarıyla hem ısınacaklar hem de elektrik üretecekler. Bu yapılabilecek basit çalışmalardan sadece biri'' diye konuştu.

Üçgül, buradan çıkan materyalin de çok değerli organik gübre olarak kullanıldığını belirtti.

Atık maddeden biyogaz üretildikten sonra geriye kalan materyalde oldukça değerli organik gübre bulunduğuna işaret eden Üçgül, pek çok alternatif kullanım alanı olduğunu söyledi.

Sistemin endüstri tasarım belgesi için gerekli başvuruları yaptıklarını bildiren Üçgül, patentini aldıktan sonra ticari amaç olarak yönlendirme yapacaklarını belirtti.

Yorum (0) Yorum yaz!

Çevre Kirliliğinin Çeşitleri...

ÇEVRE KİRLİLİĞİNİN ÇEŞİTLERİ


Başlıca kirlilik çeşitleri ise şunlardır: Hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği, gürültü  kirliliği olarak sınıflandırılabilir.



Hava Kirliliği

Atmosferde toz, duman, gaz, koku ve saf olmayan su buharı şeklinde bulunabilecek kirleticilerin, insanlar ve diğer canlılar ile eşyaya zarar verebilecek miktarlara yükselmesi, “Hava Kirliliği” olarak nitelenmektedir. Havayı kirleten maddelerin sınır değerleri (havada zararlı olmayacak derecedeki en yüksek değerleri), her ülkenin ilgili kuruluşları tarafından yönetmeliklerle belirlenir. Kirletici maddelerin niteliğine göre, canlılara vereceği zarar şekil ve dereceleri de değişir. Hava kirliliğine karşı alınabilecek önlemler, kirlilik kaynağına göre (fabrika, termik santral, konutlar, taşıt araçları) çok çeşitlidir.




Su Kirliliği
Su kirliliği, istenmeyen zararlı maddelerin, suyun niteliğini ölçülebilecek oranda bozmalarını sağlayacak miktar ve yoğunlukta suya karışma olayıdır. Konutlar, endüstri kuruluşları, termik santraller, gübreler, kimyasal mücadele ilaçları,
tarımsal sanayi atık suları, nükleer santrallerden çıkan sıcak sular ve toprak erozyonu gibi süreçler ve maddeler su kirliliğini meydana getiren başlıca kaynaklardır. Bunların hepsi doğrudan doğruya veya dolaylı olarak canlı ve cansız varlıklara zarar vermektedir. Suların kirlenmesine karşı alınabilecek önlemler iki grupta toplanabilir:

1- Su kullanımında tasarruf sağlayacak önlemler

2- Suları temizleyen teknik önlemler.



Toprak Kirliliği

 “Toprağın verim gücünü düşürecek, optimum toprak özelliklerini bozacak her türlü teknik ve ekolojik baskılar ve olaylar”, toprak kirliliği veya toprak kirlenmesi olarak nitelenir.Toprak kirlenmesi, hava ve suları kirleten maddeler tarafından meydana getirilir. Örneğin, kükürtdioksit oranı yüksek olan bir atmosfer tabakasından geçen yağmur damlacıkları  asit yağışları halinde toprağa gelir. Toprak içine giren bu asitli sular ağaç köklerini, bitkisel ve hayvansal toprak canlılarını zarara uğratır. Toprağın reaksiyonunu etkileyerek besin maddesi dengesini bozar, taban sularını içilmez hale getirir. Aynı şekilde çöp yığınlarından toprağa sızan sular, kirli sulama suları, gübre çözeltileri, radyoaktif maddeler, uçucu küller, toprağı kirleten madde ve kaynaklardır. Toprak kirliliğini önlemek için çok çeşitli teknik, ekolojik ve hukuksal önlemler alınır.


Gürültü Kirliliği

İnsanlar üzerinde olumsuz etki yapan ve hoşa gitmeyen seslere gürültü denir. Özellikle büyük kentlerimizde gürültü yoğunlukları oldukça yüksek seviyede olup, Dünya Sağlık Örgütü'nce belirlenen ölçülerin üzerindedir. Kent gürültüsünü artıran sebeplerin başında trafiğin yoğun olması, sürücülerin yersiz ve zamansız klakson çalmaları ve belediye hudutları içerisinde bulunan endüstri  ölgelerinden çıkan gürültüler gelmektedir. Meskenlerde ise televizyon ve müzik aletlerinden çıkan yüksek sesler, zamansız yapılan bakım ve onarımlar ile bazı işyerlerinden kaynaklanan gürültüler insanların işitme sağlığını ve algılamasını olumsuz yönde etkilemekte, fizyolojik ve psikolojik dengesini bozmakta, iş verimini azaltmaktadır.





Yorum (0) Yorum yaz!

Çevre Kirliliğinin Nedneleri Nelerdir?

ÇEVRE KİRLİLİĞİNİN NEDENLERİ



Çeşitli kaynaklardan çıkan katı, sıvı ve gaz halindeki kirletici maddelerin hava, su ve toprakta yüksek oranda birikmesi çevre kirliliği oluşmasına neden olmaktadır. Hızla artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarının karşılanması için teknolojinin gelişmesine bağlı olarak endüstrileşmenin de artması gerekmektedir.  Bu artış beraberinde var olan doğal kaynakların hızla tükenmesine neden olmaktadır. Çevre Kirliliğinin nedenleri aşağıda kısaca sıralanmıştır.


  1. Hızlı Nüfus Artışı
  2. Plansız Kentleşme
  3. Plansız endüstrileşme
  4. Doğal kaynakların hoyratca kullanılması

Son yıllarda teknoloji ve sanayinin hızla gelişmesi, çevre sorunlarının da artmasına sebep olmuştur. Artan nüfusla birlikte devreye giren altyapılar, faaliyete geçtikleri günde bile yetersiz kalmaktadır. Bu plansız endüstrileşme ve sağlıksız kentleşme, nükleer denemeler, bölgesel savaşlar, verimi artırmak amacıyla tarımda kimyasal maddelerin bilinçsizce kullanılmasıyla birlikte, gerekli çevresel önlemler alınmadan ve arıtma tesisleri kurulmadan yoğun üretime geçen sanayi tesisleri, çevre kirliliğini tehlikeli boyutlara çıkarmıştır. Yapılan araştırmalar Dünyadaki mevcut çevre kirliliğinin % 50 'sinin, son 35 yılda meydana geldiğini ortaya koymaktadır. Hızlı nüfus artışı, çevre sorunlarına önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Türkiye, OECD ülkeleri arasında en yüksek nüfus artış oranına sahiptir.


Birleşmiş milletlerin yaptığı nüfus tahminlerine göre, Türkiye nüfusunun 2025 yılında 92 milyona yükselmesi beklenmektedir. Bu durum ülkemizin bugün olduğu kadar, gelecekte de çevre sorunları ile karşılaşacağının bir göstergesidir.

Bunlarla birlikte çevre sorunlarının diğer kaynakları şunlardır:

1-  Göçler ve düzensiz şehirleşme,

2-  Kişi başına kullanılan enerji, su, kağıt, kömür vb. artışı,

3-  Ormanların tahribi, yangınlar ve erozyon,

4-  Aşırı otlatma ve doğal bitki örtüsünün tahribi,

5-  Konutlardaki ve işyerlerindeki ısınmadan kaynaklanan (özellikle kalitesiz kömür kullanımı) hava

      kirliliği,

6-  Motorlu araçlar ve deniz araçları,

7-  Maden, kireç, taş ve kum ocakları,

8-  Gübre ve zirai mücadele ilaçları,

9-  Atmosferik olaylar ve doğal afetler,

10-Kanalizasyon sularının arıtılmaksızm alıcı ortamlara verilmesi ve sulamada kullanılması,

11-Katı atıklar ve çöp,

12-Sulak alanların ve göllerin kurutulması,

13-Arazilerin yanlış kullanımı,

14-Kaçak avlanma,

15-Televizyon, bilgisayar ve röntgen; tomografi vb; tıbbi cihazların yaygınlaşması ile meydana

      gelen radyasyon,

16-Endüstriyel ve kentsel kaynaklı gürültü.


Yorum (0) Yorum yaz!

Atların Çiftleşmesi,smackdown izle Vtunnel Ktunnel D Smart izle Metin 2 hileleri Fifa 2010 indir İntizar 2009 Ömrüm Senindir Albüm Dinle Kürtçe Sözlük