Elektromanyetik alanların insanlar üzerindeki etkileri

Elektromanyetik alanlar bize ne yapıyor?
Cep telefonları, baz istasyonları, elektrikli ev aletleri, bilgisayarlar... Yarattıkları elektromanyetik alanlar bize ne yapıyor?
ANKARA - Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Gülbin Dural, elektromanyetik dalgalara yaşamın her alanında maruz kalınabileceğini belirtti.
        
Dural, elektromanyetik dalgaların toplumda genel kanı olarak radyasyon ile ilişkilendirildiğini cep
telefonları ve baz istasyonlarının zararlarının daha çok ön plana çıktığını söyledi.

Uluslararası Iyonlastırılamayan Radyasyondan Koruma Kurulu'nun (ICNIRP) Avrupa Birliğine (AB) üye ülkelerin uyması gerekli standartları belirlediğini anlatan Dural, Türkiye'nin 1996 yılında Türk Standartları Enstitüsü (TSE) vasıtasıyla elektromanyetik dalgaların insan üzerine etkisindeki eşik değerleri belirleme yoluna gittiğini anımsattı.

Cep telefonları ve baz istasyonlarının gelişmesine paralel olarak o dönemdeki Çevre Bakanlığı'nın 2000 yılında baz istasyonlarını şehir merkezleri dışında yapılması yönünde genelge yayımladığını da belirten Dural, baz istasyonlarının nerede kurulacağı konusunda o dönemde başlayan tartışmaların, Ulaştırma Bakanlığı tarafından 2001 yılında yayımlanan genelgesi sonucu baz
istasyonlarının daha fazla yaygınlaşmasıyla devam ettiğini anlattı.

Dural, cep telefonu, mikro dalga fırın, buzdolabı, televizyon ve radyoların enerji soğurma oranlarının (SAR) farklı olduğunu, araştırmaların çevre koşulları, stres, uyuşturucu ve alkol kullanımının insan sağlığının elektromanyetik dalgalardan etkilenme olasılığını gösterdiğini bildirdi.

Cep telefonlarının baz istasyonlarına yakın olan bölgelerde daha düşük enerjiyle çalıştığını ifade ederek baz istasyonlarına yakın kimselerin daha fazla risk altında olduğu konusundaki genel kanaatin yanlış olduğunu işaret eden Dural, ''Ankara'nın Elmadağ'a ilçesine tek büyük bir baz istasyonu yaparak riskten kaçınamazsınız, o zaman o çevredeki insanlar ne olacak'' şeklinde konuştu.

Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Songül Acar Vaizoğlu ise, tüm dünyada 3,3 milyar cep telefonu kullanıcısı ve 1,4 milyon baz istasyonu bulunduğu
bilgisini verdi.

Vaizoğlu, yapılan araştırmaların, baz istasyonu ve bilgisayar cihazlarının cilt, sinir sistemi ve hormonal denge üzerinde etkileri bulunduğunu konusunda bazı fikirler verdiğini söyledi.

Baz istasyonu kurulurken  topluma açık bir politikanın izlenmesi ve inandırıcı bir risk iletişiminin olmasının önemini vurgulayan Vaizoğlu, insanların cep telefonunu başına dayayıp konuşurken kendini risk altında hissetmediğini, etrafında bir baz istasyonu kurulması durumunda ise olayı kontrol edememenin verdiği duyguyla risk hissettiğini söyledi.

Bir araştırmaya göre, Kuzey Avrupa ülkelerindeki cep telefonu ve neden olduğu vaka sayısının 7658 olduğu bilgisini veren Vaizoğlu, İngiltere hükümetinin de 2003 yılında baz istasyonu yakınında okuyan çocuklarda lösemi ve diğer kanserler vakalarına rastlanıp rastlanmadığına ilişkin araştırmasına da dikkati çekti.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Dev Aynalar Tehlikelere Karşı Dünyayı Koruyor...

"Dünyayı dev aynalar kurtarır"
Dünyanın 2050'deki yıllık elektrik gereksiniminin dörtte birinin, Sahra gibi büyük çöllere yerleştirilecek güneş aynaları vasıtasıyla karşılanması mümkün.
PARİS- Greenpeace örgütü, Avrupa Güneş Termal Elektrik Birliği (ESTELA) ve Uluslararası Enerji Ajansı'na (IAE) bağlı SolarPACES grubu tarafından hazırlanan rapora göre, güneş enerjisinin aynalar aracılığıyla toplanması teknolojisi (CSP) alanında yapılacak büyük yatırımlar aynı zamanda geniş çapta istihdam olanakları yaratacak ve iklim değişikliği ile mücadelede de önemli fayda sağlayacak.

Raporun yazarlarından olan, Greenpeace'den Sven Teske, güneş enerjisi tesislerinin yenilenebilir enerji kaynakları konusunda gelecekteki en büyük proje olacağını ifade etti.

28 sayfalık raporda, güneş enerjisi santrallerine bu yıl yapılacak yatırımların 2 milyon avroyu aşacağının tahmin edildiği ifade edildi. Raporda, "güneşten sağlanacak enerjinin, 2030'da dünyanın gereksiniminin yüzde 7'sini, 2050'de ise yüzde 25'ini karşılayacağının hesaplandığı" bildirildi.

Bu santrallerin tümünün 2050'deki toplam kapasitesinin ise yıllık 1500 gigavat olacağının tahmin edildiği kaydedildi.

Bu hedefe ulaşılabilmesi için her yıl yapılacak yatırımların 2015'te yıllık 21 milyar avroya, 2050'de ise yıllık 174 milyar avroya yükselmesi gerekiyor.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Çiftlikte Elektrik Yetiştirmek...

Çiftlikte Elektrik Yetiştirmek...
Avrupa'nın en büyük rüzgar çifliğinde düğmeye basıldı.İngiltere Whitelee'deki rüzgar çifliğinde 140 türbin 322 megavat elektrik üretecek.
Çiftlikte üretilecek olan enerji 180.000 ev'in ihtiyacı olan elektrik anlamına geliyor.

Bu sayede İngiltere, atmosfere salınan karbondioksit salınımını da
500.000 ton azalmış olacak.

Mevcut sisteme ek olarak, 70.000 evin ihtiyacı olan 150 Mega Watt'ı
karşılayacak genişleme planı da onaylandı.Whitelee Rüzgar Çifliği, 30km çevresindeki 500.000 kişinin elektrik
ihtiyacını temiz, yenielebilir rüzgar enerji ile karşılıyor.
Yeni istihdam olanakları sağlıyor.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Karbondioksitten Benzin

Karbondioksitten benzin üretilir mi?

Karbondioksiti (CO2) benzine dönüştürdüğünü açıklayan Amerikan şirketi, ilk pilot fabrikasını kurmak için ortak arıyor. İnsan düşünmeden edemiyor bu buluş küresel ısınmayı durdurur mu?



NEW YORK -Carbon Sciences şirketinin faaliyet direktörü Byron Elton, bir termik santral, çimento fabrikası veya bir rafineri gibi çok CO2 üreten bir partner arayışında olduklarını belirterek, eğer 9 ay içinde böyle bir ortak bulurlarsa, bu yeni tip biyoyakıtın üretimine 2010 sonuna kadar başlayabileceklerini söyledi.

Carbon Sciences şirketinin geliştirdiği ve patentini aldığı teknolojide "biyokatalizatör" denilen mikro organizmalar kullanılıyor. İlk aşamada CO2'yi su karıştırarak bozmak gerekiyor, sonra hidrojen ve karbonu yeniden oluşturmak için özel olarak geliştirilen polimer kabuklarıyla korunan mikro-organizmalar ekleniyor ve hidrokarbon yakıtı ortaya çıkıyor.

Mekanizma, doğada hidrokarbon yakıtların oluşmasıyla aynıyken, Carbon Sciences şirketinin geliştirdiği teknolojide biyokatalizatörler korunuyor ve yeniden kullanılıyor, ayrıca yakıt epey ucuza malediliyor.

Borsada kote çok küçük bir şirket olan ve California eyaletinin Santa Barbara kentinde bulunan Carbon Sciences şirketinde sadece 8 kişi çalışıyor.

Ekibiyle 2000'de ilk kez insanın gen haritasını çıkarmayı başardığını açıklayan yatırımcı-araştırmacı Craig Venter da uzayda CO2 temelinde benzin üretmek çalışmalarda bulunacağını açıklamıştı.

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Diyarbakır da Güneşli Köy..!

Diyarbakır'a "Güneş köyü"

Diyarbakır'da kurulan "Güneş evi"nin ardından sıra "Güneş köyü"ne geldi...



DİYARBAKIR - Kurulduğu ilk günden bu yana uyguladıkları projeler ile yerli ve yabancı bir çok insanın uğrak yeri olarak bilenen Diyarbakır Güneş Evi yeni projeleri hayata geçiriyor. Sümer Park içinde yer alan Diyarbakır Güneş Evi, küçük bir ev kurgusuna sahip...

Diyarbakır Büyükşehir Belediye'si yetkilileri Güneş Evi'ne verdiği destekten sonra  Diyarbakır'a 150 evden oluyan güneş köyü kurmak için kolları sıvadı. Güneş Evi Eğitim ve Uygulama Parkı sorumlusu Gültekin Aydeniz,"güneş evi sahip olduğu niteleklerle doğayı hiç zarar vermeyen son derece çevreci bir yapıdır. Bu yapı sayesinde önce Diyarbakır ilinde sonra Güneydoğu Anadolu Bölgesinde enerji ve ekoloji konusunda aslında toplumsal duyarlılığı oluşturmayı hedeflemiştik. Ancak ülkenin tamına yayıldı bu projemiz. Uluslararası bir boyutta kazandığını rahatlıkla söyleyebilirim. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak hayata geçiremeceğimiz günş köyünden önce aslında güneş evi ile yapılabilirliği göstermeye çalışmıştık. Güneş evi projesi gerçekten çok kısa bir süre içeresinde benisendi. Böyle yaşanibelceğine herkes inanmaya başladı. Güneş köyü projesinde, güneş okuluyla içinde bir güneş oteli ile sosyal donatı alanları ile içinde yaşayanlara son derece çevreci ekelojik yaşam şansı verecek. Güneş köyü, tamemen ihtiyaç duyduğu enerjinin yüzde yüzünün kendi kendine üretecek. Isıtma ve soğutma işlemlerini kendi kendine yapacak. Tamemen doğal koşullardan oluşacak. Güneşi büyük oranda kullanacağız. Elektriğini güneşten karşılaylacak bir köyy olacak. Bu köy ayrıca bütün atıklarını dönüştürebilen bir köy olarakta düşünebilirsiniz. Bütün çatılarına düşen her yağmur damlasını,, evlerde kullanılar atıkların tamamının bir arıtma sistemi kuralarak köyün kendi atıklarını dönüştürdükten sonra ortak yaşam alanlarının yani yeşil alanlarını olmasını sağlayan bir sisteme sahip olacaktır."dedi 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Lavaboda oturmak Nasıldır?

Lavaboda oturur muydunuz?

Biz kağıt, plastik ne varsa çöpe atıyoruz. Bu arada dünyanın pek çok yerinde mutfak lavabosunu bile yeniden kullanmanın yolları bulunuyor... Bu bina tamamen eski mutfak lavabolarından yapıldı.




Eski mutfak lavaboları bu bina için mükemmel bir malzeme oldu.

Paslanmaz çelikten yapılan mutfak lavabolarını toplayan tasarımcılar lavaboları binaya dönüştürdü.

2012 Architechten ile Jeanneworks'e ait olan bu yapı Hollanda'daki geleneksel mimari ile yapılan binalar arasında dikkat çekiyor...

 

ÇevreİMKB

The Sustainable Sky Box (Sürdürülebilir gökdelen) adlı bina kültürel aktiviteler için kullanıyor... Paslanmaz çelikten yapılan mutfak lavaboları binanın camları için de ideal bir alan sağlıyor...

Bina da ayrıcı yağmur sularının toplanıp depolandığı bir sistem de var.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Tavuk dışkısından elektrik

Tavuk dışkısından elektrik

Çin'in başkenti Pekin'in elektrik ihtiyacına,  tavuk dışkısından üretilen enerjiyle katkı sağlanıyor.



ANKARA- Ria Novosti ajansının haberine göre, Pekin yakınlarındaki bir yumurta üretim tesisinde kurulan santralde tavuk dışkısından elde edilen metan gazıyla elektrik üretiliyor.

Habere göre, bu santralde üç milyon tavuğun bir yılda ürettiği 80 bin ton dışkı ile 14,6 bin megavat elektrik üretilerek 10 bin dairenin ihtiyacı karşılanıyor.

Daha önce Huhhoto kentindeki hayvan çiftliğinde günlük 1,36 megavat ve Maanşan'da da 22 bin kilovat elektrik üreten, büyükbaş hayvan dışkısını işleyen santral kurulan Çin'de, hayvan dışkısından yayılan metan gazını yakarak elektrik üreten santrallerin diğer büyük şehirlerde de yaygınlaştırılması planlanıyor.

 

Ham madde sıkıntısı çekmediği bildirilen bu santrallerin ürettiği atık ise gübre olarak kullanılıyor.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Pembe Domatesçiler...

1250 pembe domatesçi

Pembe Domates Ağı, unutulan ve bazıları tarafından hiç bilinmeyen doğal pembe domateslere sahip çıktı ve ilk çalışmalar meyvelerini verdi.




İSTANBUL - "Pembe Domates Ağı"
2006 yılında bir İstanbul apartmanının balkonundaki "Evde Pembe Domates Serüveni " ile başlayan; daha sonra Türkiye'deki evladiyelik (heirloom) doğal pembe domateslere sahip çıkarak, onları yine doğal yöntemlerle evlerinin balkon veya bahçelerinde yaşatmaya karar verenlerin katılımıyla oluşan ve genişleyen toplumsal ağ...

Pembe Domates Ağı'nın web günlükleri bugünlerde çok hareketli...

Kimi İstanbul'un göbeğinde balkonunda yetiştirdiği ve çiçeğe duran fidelerinin resimlerini yolluyor kimi de Datça'daki çiftçi Ramazan'ın pembe domates öğütlerini yazıyor...

Adana, Ankara, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kilis... Liste uzayıp gidiyor... Evladiyelik doğal pembe domatesi yetiştirmek isteyenler bugünlerde heyecan içinde... Çünkü pembe domates fideleri binbir emeğin sonunda boy göstermeye başladı...

Bu heyecanlı serüvenin ilk yolcuları Avniye ve Mehmet Tansuğ... Başlangıç hikayesini Pembe Domates Ağı için kurdukları sitede şöyle anlatıyorlar:

Eskiden "turfanda" diye bir kavram vardı, "domates çıktı", "çilek çıktı" diye sevinilir, ilk kez yenirken "eski ağzım yeniye" denir, yeni çıkan birşey mevsiminde ilk kez tadılırken, eğer eli açık, cömert birinin elinden yeniliyorsa; "eh bu mevsim bundan artık bol bol yiyeceğiz" denirdi... Şimdiki çocuklar herhalde bu deyimleri hiç öğrenmeden büyüyecekler... Artık her mevsimde her şey var. Çünkü birileri onları mevsiminden önce ekiyor, büyütüyor... Hemen hemen bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde doğal tarım terkedileli beri domatesler de bozuldu. Vaktiyle doğal ve lezzetli domateslerden tatmış herkes, günümüzde çocukluğunun domateslerini özlüyor, arıyor...

Biz de aynı arayışın içindeydik. 2005 yazında bir gün hem doğal hem de pembe domateslerle tanıştık. Bu domatesleri bize armağan eden Hakkı ve Sevinç Baliç, onları annelerinin yetiştirdiğini ve her yıl kuruttuğu çekirdeklerle doğal üretimi sürdürdüğünü söylemişlerdi. Biz de o olağanüstü lezzetli üç pembe domatesin çekirdeklerini kurutup sakladık. 2006 baharında arkadaşımız ekoturizmci Münevver Eminoğlu, bu çekirdeklerden evdeki balkonda pembe domates yetiştirebileceğimizi söyledi ve bazı ipuçları verdi.

İşte her şey böyle başladı. Çekirdekler çimlendirildi. Filizler fideye dönüştü. Üç domatesten yüze yakın fide çıkınca eşe dosta dağıtmaya başladık. Fideleri verirken Münevver'in öğrettiği bakım ipuçlarını da anlatıyorduk. Lafla anlatma pratik olmayınca bir web günlüğü açıp deneyimleri oradan paylaşmaya karar verdik. Bu girişim tam bir "Evde Pembe Domates Serüveni" idi. Web günlüğüne de aynı adı verdik. Gün be gün gelişmeleri görüntüleyip yayınlıyor, bize katılan 10-15 arkadaşımızla ortak deneyimleri de belgeliyorduk. Zeynep Uygun, Emine ve Halim Yalçın, Rasim ve Hümeyra Konyar, Metin Varol, Sedat Tavşanoğlu, Kamçez Ailesi, Nalan Cantav, Sevil Albayrak, Nilgün Şener, Dilek Türelli, Baliç'ler, Pembe Candaner, Ayşe Şensılay, Betül Sözen ve ÇEKÜL Birgi ekibi bu dönemin ve bu uğraşın motor güçlerindendir.

Uğraşı internete taşınınca bundan haberdar olanların sayısı da birden arttı ve bize katılmak, kendi balkonlarında aynı serüveni yaşamak isteyenler çoğaldı. Böylece 100-150 kişilik bir ağ oluştu..... 2009'un ilk aylarında üye sayımız 1250'ye ulaşmış durumda. Hiçbir çıkar gütmeksizin bu ülkenin çok lezzetli bir ürünü olan doğal pembe domatesi yetiştirme ve koruma sevdasına kapılanların sayısı giderek artacağa benziyor. Amacımız ve beklentimiz, bu oluşumun çocukluk dönemini tamamladıktan sonra daha işlevsel, daha bilimsel ve daha örgütlü bir biçim ve içeriğe kavuşması... PDA'nı bugüne getiren tüm dost ve üyelerimize içten teşekkürlerimizle."

Yorum (yok) Yorum yaz!

Atların Çiftleşmesi,smackdown izle Vtunnel Ktunnel D Smart izle Metin 2 hileleri Fifa 2010 indir İntizar 2009 Ömrüm Senindir Albüm Dinle Kürtçe Sözlük